Verimli bildiğimiz besinlerin hasarları nelerdir?
Sağlık Yazıları

Verimli bildiğimiz besinlerin hasarları nelerdir?

Sağlıklı olduğunu düşündüğümüz besinleri harcarken bazen fazlaya kaçabiliyoruz. Bu da haliyle bizlere sağlık problemleri olarak geri dönmektedir. Diyetisyen Emine Yüzbaşıoğlu, tüketim sıklığı ve ölçüsüne dikkat edilmesi gereken besinler ile alakalı ihtarda bulundu.

Kuru bakliyatlar;

Günlük hayatımızda sıkça harcadığımız besinler arasında bulunan fasulye, mercimek, nohut gibi kuru bakliyatlar posa kıymeti yüksek ve sıhhate oldukça yararlı bir aile olan bakliyatlar, en ehemmiyetli bitkisel protein kaynağı sınıfında yer alırlar ve hayvansal proteinlerin kapsadığı kolesterolü kapsamazlar. Harcanırken dikkat edilecek husus ise porsiyonudur.

Yemekleri dışında salata olarak da harcanan baklagiller protein içeriği yüksek olmasına rağmen karbondidrat grubunda yer alır ve 4 yemek kaşığı bakliyat 1 dilim ekmeğin kalorisiyle eşdeğerdir. Ayrıca pilavsız bakliyat yenmez fikriyle kalori alımı çoğalarak kilo çoğalışına neden olmaktadır. Bu sebeple özelikle kış aylarında daha sık harcanan bakliyatın sağlıklı ama kalori açısından çok da masum olmadığı unutulmamalıdır.

Meyveler;

Vitamin ve mineral ambarı olan, bedenin posa gereksinimini karşılayan meyveler, ayrıca çok iyi antioksidanlardır.

C vitamini, bedenin kendini hastalıklara karşı gözetmesi ve başka vitamin, minerallerin emiliminde faaldir. Özellikle kış aylarında hastalıklardan korunmak için harcanan fazla meyve ve meyve suyu tüketiminin hastalıklardan korunmaya tesiri olmayacaktır.

Zira bedene alınan daha fazla C vitamini depolanmadan, idrarla atılmaktadır. Bu sebeple C vitaminini daha fazla almak için meyve tüketimi artırılmamalıdır. Yeteri ölçüde yendiğinde sağlıklı besin grubu olan meyveler, fazla harcandığında kapsadıkları meyve şekeri sebebiyle kilo çoğalışına neden olabilmektedir. Günlük meyve tüketimi 3-5 porsiyon olarak hudutlandırılmalı, kabuklu tüketilebilenler kabuklu harcanmalı, meyve suyu olarak tüketiminden sakınılmalıdır.

Tereyağı;

Kahvaltıda ve lezzet verici olarak yemeklerde sıklıkla kullanılan tereyağının insan sıhhati üzerine ehemmiyetli verimleri bulunmaktadır. İçerisinde antioksidan btemizleten tereyağı, bedende bulunan serbest radikallerin negatif tesirlerini azaltır.

Kas ve eklem sızılarının eksilmesine destekçi olan tereyağı, kemik gelişimini sağlar.

Artrit oluşma ihtimalini de en aza indirir. Tereyağı, içerisinde yer alan A vitamini sayesinde de göz sıhhatini pozitif doğrultuda tesirler ve cildi erken yaşlarda ihtiyarlama tesirlerini ortadan kaldırır. Fakat fazla alımı neticeyi tereyağı verimden çok hasar getirecektir. Ülkemizde çokça harcanan bir yağdır. Özellikle kalp ve damar hastalığı olanların doymuş yağ içeriğinden dolayı kesinlikle sakınması gerekmektedir.

Fazla yağ alımı insülin mukavemetini çoğaldıracağından diyabetli hastalarında fazla harcamamaya özen göstermeleri gerekmektedir. Takribî %80 i yağ olan bu besinin fazla alımı kilo almaya sebep olabilmekte ve uzun vadede birçok kronik hastalığın oluşmasında tesirli olabileceği bilinmektedir. Bu surattan tereyağı tüketimini günlük bir tatlı kaşığı ile hudutlandırmalı, hamur işlerinde pilav ve makarnada fazla kullanımından sakınılmalıdır.

Peynir;

Her sabah kahvaltı sofralarımızı, değişik çeşitleri ile süsleyen peynirin enerji ve besin kıymeti oldukça yüksektir.

Kapsadığı protein ve yağ sebebiyle süt grubunda değil et grubunda değerlendirilir. 30 gr başka bir deyişle 1 kibrit kolisi peynir, 1 köfte büyüklüğünde etle eşdeğer besin içeriğine sahiptir.

Bu sebeple süt, yoğurt beğenmiyorum onların yerine peynir yiyorum görüşü yanlış bir düşüncedir. Son zamanlarda kilo almanın tek sebebi ekmek olarak kabul edilmektedir. Öteki gıdaların masum olduğu düşünülerek kahvaltıda, aralarda ekmek yerine çerez yer gibi bol ölçüde harcanan yağlı peynirler kilo çoğalışına neden olmaktadır. Kapsadığı yüksek kalori sebebiyle, perhiz tasarlanırken peynir ölçüyü hudutlu yakalanmalıdır.

Bal;

Kahvaltıda tereyağının en hoş bitiricisi olarak ekmeğin üzerine sürdüğümüz, meyveli yoğurdun üzerine dolaştırarak tatlandırdığımız, bitki çaylarına ilave ederek hastalıklarımızı rehabilitasyon ettiğimiz, bazen keklerde, çöreklerde, kurabiyelerde şeker yerine kullandığımız bal beslenme alışkanlıklarımızın bırakılmazıdır.

Natürel olarak üretilen saf kaliteli ballar, kabızlık, öksürük, nezle gibi rahatsızlıkların rehabilitasyonunda natürel ilaçlar olarak vazife yaparlar.

Bu verimleri görmek için balınızın natürel olduğundan emiz olmalısınız.

Şayet ki bal buzdolabında şekerleniyorsa, kaşıkladığınızda devamlı ve sıvı biçimde kaşıktan akıyorsa, biraz fazla yendiğinde geniz ve boğazda yanma yapıyorsa o bal asıl baldır. Ancak natürel bal istediğim kadar yiyebilirim görüşü çok da sağlıklı bir düşünce değildir. Özellikle şeker hastalarının kaçınması gereken balın kalori içeriği 100 gramında, 300 kalori olduğu unutulmamalıdır.

Kuruyemiş;

Kuruyemişler içeriğinde btemizlettikleri nitelikli yağlar ve özellikle Omega 3 kaynağı ile beyin gelişiminde ve iyi kolesterolün yükselmesinde büyük faydalar sağlamaktadır. Bitkisel kaynaklı besinler olup, enerji içerikleri yüksektir. Perhizde spektrum sağlamaları açısından günlük önerilen ölçülerde harcanmalıdır. Uzun zaman tok yakalıyor, hem de sağlıklı fikriyle ana öğünler yerine harcanan fazla ölçüde kuruyemiş kilo çoğalışına neden oluyor.

Yüksek oranda lif kapsar. Güçlü bir antioksidan olan kestane folik asit ve C vitamini açısından da çok zengindir. Makûs kolesterolle savaşırken, iyi kolesterolü yükseltir. Kalp sıhhatini korur. İçeriğindeki potasyum kan basıncını kumpaslar. Aynı zamanda bir B vitamini ambarıdır. Ancak her şeyin azı karar, çoğu hasar lafı kestane içinde geçerlidir. Karbonhidrat içeriği yüksek olan kestanenin 3-4 adedi 1 dilim ekmeğe eşdeğerdir. Bunu bilerek harcanması, sağlık açısından oldukça ehemmiyetlidir.

.