Ani ısı değişimlerinde sağlıklı kalmak için...
Sağlık Yazıları

Ani ısı değişimlerinde sağlıklı kalmak için…

Memorial Wellness Beslenme Danışmanı Dyt. Işınsu Köksal, hastalıklardan korunmak için sağlıklı beslenme hakkında bilgi verdi.

Düzenli yapılan egzersizlerde bağışıklık sisteminizi güçlendirmeye yardımcıdır. Fakat yüksek yoğunlukta ve uzun süreler boyunca yapılan dayanıklılık egzersizlerinin vücuttaki stres hormonlarını artıracağından vücudun enfeksiyonlara karşı savaşma özelliğini azaltabileceği gözden kaçırılmamalıdır. Bu nedenle orta düzeyde düzenli olarak yapılan aktivite vücudumuzu enfeksiyonlara karşı korumak için yeterlidir. Ayrıca 7-8 saat düzenli uykunun enfeksiyonlara karşı koruyucu olduğu bilinmektedir.

36932_8.jpg

D vitamini hastalıklara karşı vücudu korurken, yetersiz D vitamini alımı ise grip, soğuk algınlığı ve diğer solunum yolu enfeksiyonlarına yakalanma riskini arttırmakta. Ayrıca D vitamini kalsiyum emilimi ve kemiklerin güçlenmesini de sağlar. Yağda çözülen D vitamini için en iyi kaynaklar; balık yağı, yumurta, D vitamini ile zenginleştirilmiş süt, yoğurt ve tam tahıllar, peynir, İtalyan loru (ricotta), somon, ton balığı, sardalya, uskumru ve karides.

36932_1.jpg

Yeterli C vitamini alımı bağışıklık sistemini güçlendirmek ve hastalıklardan korunmak için çok önemli.

C vitamininden zengin besinler ise koyu yeşil yapraklı sebzeler, kivi, brokoli, çilek, turunçgiller, siyah frenk üzümü, yaban mersini, domates, brüksel lahanası, karnabahar… Günlük C vitamini ihtiyacını karşılamak için 1.5 orta boy portakal veya ½ orta boy kivi veya 65 gram brokoli veya 2 adet limon veya 100 gram karalahana tüketmek yeterli gelebilir.

36932_2.jpg

Probiyotikler, zararlı bakterilerle karşı savaşarak bunların bağışıklık sistemine zarar vermelerini engellemekte ayrıca vücudun savunma sistemi için gerekli olan B vitaminleri ve K vitaminini üretmekte. Bu nedenlerden dolayı soğuk algınlığı, grip de dahil olmak üzere pek çok hastalığa karşı vücudun savunucu sistemleri arasında yer almakta. Probiyotiklerden zengin kaynaklar ise mayalı süt ürünleri; yoğurt, kefir, miso çorbası, sirke kullanılmadan doğal olarak mayalanmış turşu, tempeh adı verilen Endonezya ’nın geleneksel soya fasulyesinden yapılmış ürünü olarak sıralanmakta.

36932_3.jpg

Sebze ve meyyelerde bulunan flavanoidler bakteri ve virüs gibi mikropların karşı savaşarak antibiyotik etkisi göstermekte.

Pişirme, saklama, hazırlama, doğrama gibi işlemler besinlerin flavanoid miktarını azaltmakta. Örneğin ıspanağın pişirilmesi %50 flavanoid kaybına yol açabilmekte. Fakat sebzelerin pişirilmesi kişiyi mikroplardan koruyor. Bu nedenle sadece sebzeleri fazla pişirmekten kaçınmaya dikkat etmek gerekiyor. Yeşil biber, maydanoz gibi sebzelerile mevsim meyveleri çiğ olarak uygun miktarda tüketilirse oldukça faydalı…

36932_4.jpg

Selenyum eksikliği gribal hastalıkların oluşma riskini arttırmaktadır. Selenyumdan zengin besinler ise ton balığı, buğday ruşeymi, ay çekirdeği, chia tohumu, yulaf kepeği, susam, mantar olarak sıralanabilir. Günlük minimum selenyum ihtiyacı ise 55 mikrogram ’dır. Örneğin 100g süzülmüş ton balığı selenyum ihtiyacının tamamını karşılarken, 100 gr derisiz hindi eti bu ihtiyacın %50 ’sini, 100g tavukgöğsü ise %40 ’ını karşılayabilir. Yeterli selenyum alımı için günde 1 avuç ay çekirdeği yenebilir.

36932_5.jpg

Bağışıklık sistemini korumak ve sağlıklı yaşlanmak için çok ön olan glutatyonun zengin kaynakları turpgiller yani brokoli, kabak, karnabahar, lahana, karalahana, kırmızı turp, tere, brüksel lahanası, şalgam, alabaş yani yer lahanasıdır.

Propolisin; bakteriler, mantarlar, virüsler ve iltihap oluşumuna karşı koruyucu ve ateş düşürücü özelliği vardır. Enfeksiyon veya hastalıklı dokunun yok edilmesine yardımcı olur. Ayrıca sindirim sistemi sorunları, deri hastalıkları ve diş problemlerine karşı da koruyucu olduğu belirtilmiştir. Propolis sıvı, tablet ve kapsül şeklinde satılmaktadır. Fakat arı ürünlerine karşı hassasiyet ve alerjisi olanların doktora danışmaları gerekmektedir.

36932_7.jpg
.