Uzman Diyetisyen Emre Uzun, sağlıklı beslenme de ehemmiyetli rol oynayan ‘ ’tuz ’ ’larla alakalı bilinmeyenleri yapılan bilimsel araştırmaların ışığında açıklıyor.
Sofra, Himalaya, Kaya ve Deniz Tuz ’unun pozitif ve negatif tesirlerini ve tüketimde nelere nasıl dikkat edilmesi gerektiğinin altını çiziyor.
Sofra Tuzu
Diyetisyen Emre Uzun yapılan araştırmalara göre; ‘ ’Yeraltı tuz yataklarından çıkarılan arıtılmış tuzlar, yapılan araştırmalara göre 84 element kapsar. Bu natürel tuzlar arıtılmış edilerek içerisindeki 82 element ve iz elementler alınır.
Geriye sodyum-klor kalır. Sonrasında topaklanmasını yasaklamak için içerisine katkı maddesi ilave edilerek sofradaki halini alır. İyotlu ve iyotsuz formları da vardır ‘ ’ diyor.
İyot bedende tiroit hormonu olan tiroksinin yapısında bulunur ve tiroit hormonu bedenin enerji tüketme süratini tesirler. Diyetisyen Emre Uzun iyotca zengin kaynakların sebzeler, meyveler, deniz mahsulleri olduğunu belirtiyor.
Beceriksizliğine bağlı endemik guatr, brey kısalığı, cücelik, zekâ geriliği gibi sağlık meseleleri görülebilir. Türkiye ’de iyot noksanlığı yaygındır.
Fakat aşırısı bedenden dışarı atılmak istenir bedende yeterli su yoksa , hücre suları tuzu atabilmek için kullanılır ve bu hücre sularının fazla kullanımı neticeyi hücreler ölebilir ‘ ’.diyor.
Bedenin detoks teklifi; Himalaya Tuzu
Yüksek mineral içeriği ile himayala tuzunun sıhhate birçok verimi bulunmaktadır. Sodyumun yanı gizeme yüksek oranda fosfor, kalsiyum, potasyum, demir, magnezyum, çinko, selenyum, bakır, brom, zirkonyum ve iyot kapsar.
Himalaya tuzu kan bancını ve hacmini kumpaslar. İçerisindeki sodyum balakaların asap sistemince mesajımına ve adale kasılmalarına destekçi olur.İnsan bedeninin detoksu için kullanılır.
• Himalaya Tuzu bedende stresi eksilten bir öğedir.
• Tuzlu su, natürel antioksidan görevlerini yapar ve bedeni zehirli atıklardan pakler.
• Kumpassız kalp ritmini dengeler, tansiyonu kumpaslar.
· Beyin de dahil olmak üzere hücrelerde tutarlı pH balansını yardımlar.
· Sağlıklı solunum işlevini yardımlar.
· Adale kramplarını eksiltir. kemik eforunu artırır.
· Sağlıklı uyku kumpasını yardımlar.
· Sofra tuzuna oranla selülite karşı tesirlidir.
· Romatizma, artrit ve gut hastalıklarının tehlikesini eksiltir.
· Böbrek ve safra kesesi taşlarının oluşma tehlikesini eksiltir.
Tüketim ölçüyü himalaya tuzunda da ehemmiyetlidir.
Tuz tüketiminde genel olarak tüketimi minumum seviyede yakalamada fayda vardır.
Mineral Kaynağı; Kaya Tuzu
Diyetisyen Emre Uzun kapsadığı mineral kaynağı magnezyum ve kalsiyum sayesinde büyük ehemmiyete sahip olduğunun ayrıca bu minerallerin bedendeki uzuvların işlevini sağladığını söylüyor.
Ek olarak unutulmamalıdır ki kaya tuzu bedenimizin içerisindeki hayatsal faaliyetlere de destekçi olur.
Metabolizmanın desteklenmesinde takviyecidir; Kaya tuzu bedenimizin içinde metabolizma desteklemek için de kullanılabilir. Bu vaziyet beden işlevlerinin büyümesine katkıda bulunur. Ayrıca kaya tuzu bedende su emilimini çoğaldırmaya destekçi olur.
Özellikle sindirim sistemi ve değişik uzuvların düzgün işleyişinde katkıda bulunur. Doğru tuz seviyesi kanda emildiğinde hücre işlevlerinin iyi bir irtibatını olası kılabilir.
Ancak, kaya tuzunun negatif yan tesirlerini önlemek için uzman hakimiyetinde miktarlı harcanması ehemmiyetlidir.
Kaya Tuzu, bronşit ve solunum rahatsızlıkları belirtileri rahatlatmaya destekçi olur. Kaya tuzu tüketimi daha iyi oksijen almamıza destekçi olur.
Bu vaziyet ruh halinin iyileşmesine de katkıda bulunur ve mevsimsel duygu bozukluğu rehabilitasyonunda da kullanılabilir.
Ayrıca stres idaresine destekçi olur.
Bağırsak işlevlerini iyileştirir.
Deniz Tuzu
Genellikle tuzlu su göllerinden, deniz ve okyanus sularından elde edilen deniz tuzu, suyun buharlaştırılmasıyla oluşur.
Rastgele bir harekâttan geçirilmez ve arıtılmış edilmediği için içerisinde bir ölçü mineral ve elementleri btemizletmektedir.
Deniz tuzu sodyum, klorür, kalsiyum, magnezyum, potasyum ve değişik 90 minerali natürel halde bulundurur. Bu maddeler tuza lezzetini ve rengini vermektedir.
Sofra tuzu ile benzer soydum klorür içeriğinin olmasının yanı gizeme arıtılmış edilmemiş olması ve zengin mineral içeriği deniz tuzunu daha seçim edilebilir kılmaktadır.
Deniz tuzu çok rakamda mineral kapsamasına karşın sofra tuzu yalnızca sodyum klorür kapsamaktadır.
Arıtılmış edilmemiş deniz tuzunda sağlık için yararlı birçok mineral vardır. Sodyumda ne kadar zengin renk, o kadar fazla mineral demektir.
Değişikleri gri ya da kum rengi olarak üretilirken, bazı deniz tuzları pembe tuz olarak üretilir.Buradaki tuza pembe rengini veren demir mineralidir.
Güçlü bir bağışıklık sistemi oluşturmaya destekçi olur. Ateş, grip alerji ve hastalıklarla savaşır.
Diyabet eksiltici tesiri görülür..Uygun kan şekeri seviyesinin korunmasını sağlar
*Deniz lekeliliği tehlikesine göre bazı ağır metalleri kapsama ihtimali de unutulmamalıdır.
Tüm Tuzların Neticeleri…
Arıtılmış tuzlar başka bir deyişle masa tuzları ile natürel tuzlar arasında çok büyük farklar vardır. Arıtılmış tuzun %97.5 ’i sodyum klorür; geri kalan %2.5 ’inde iyot ve nem soğurucu kimyevilerden oluşur.
Başlıca nem soğurucular kalsiyum karbonat, magnezyum karbonat ve Alzheimer hastalığına da yol açtığı söylenen alüminyum hidroksit ile tuzun topaklanmasının önüne geçinilir.
Bu tuz rafinasyon harekâtı sırasında yüksek sıcaklığa maruz kalıyor ve bu sıcaklık tuzun kimyevi yapısını bozuyor. Arıtılmış tuz birbirinden ufalamış kristallerden oluşur. Metabolize olması için bedeninizin çok enerji tüketmesi gerekir.
Fazla arıtılmış tuz aldığınızda su molekülleri sodyum klorür molekülünün çevresini sarıyor ve bedeniniz bunu nötralize etmeden hemen sodyum ve klorüre ayrıştırıyor.
Bu işin oluşması için hücre içinden su çekilir.Her 1 gram fazla sodyum için 23 misli suya lüzum duyulur.Bu vaziyet tansiyonumuzu yükseltirken hücrelerimizi de susuzluktan kurutur.
Beden arıtılmış tuzu atmak için öncelikle böbreklerimiz olmak üzere tüm boşaltım sisteminde büyük bir yük oluşturur.Bu gidişatta arıtılmış tuz bedenimizde fazla su birikimlerine ödem sebep oluyor ve kalp beceriksizliğine yol açabiliyor.Yine selülit yaradılışına da neden olmaktadır.
Bedenden atılamayan arıtılmış tuz ise tekerrür kristalleşerek dolaysız olarak eklem ve kemiklerde depolanıyor ki bu artrit, gut gibi romatizmal hastalıklar ile safra kesesi ve böbrek taşı yaradılışlarının ehemmiyetli sebeplerindendir.
Natürel tuzun arıtılmış tuzdan daha yararlı olmasının sebebi;
Natürel tuzun %84 ’ü sodyum klorür; geri kalan %16 ’lık bvefatını lityum, fosfor, selenyum, magnezyum, kalsiyum, vanadyum gibi natürel mineraller oluşturuyor.
Tabiatta bulunan 94 elementten soy gazlar hariç tüm elementler 84 element natürel tuz kristalinde mevcut.




