
Tırnaklarımız yalnızca hoşluğumuzun değil, sağlığımızın da aynası gibidir. Bir tırnağınız kırıldığında kozmetik endişeler taşımadan evvel düşünmemiz gerekiyor.

Yanlış beslenme
Tırnaklar demir, biyotin, protein gibi yiyeceklerin noksan ölçüde alındığını basitlikle emin eder. Bu gidişatta tırnaklar soluk, beyazımsıdır. Ciddi eksikliklerde tırnağın biçimi değişebilir, tırnaklar incelebilir ve sırtları içbükey hale gelebilir. Öncelikle yağsız proteinler, omega-3 yağ asitleri ve demir tüketiminin çoğaldırılması sonra da bir sağlık kuruluşuna müracaat eterek hangi maddenin yetersiz olduğunun tespiti ve dayanağı sağlanmalıdır.

Endişe ve stres
Dünya genç popülasyonunun yüzde 30, yetişkin popülasyonunun ise yüzde 23′ü tırnaklarını yiyor.
Tırnakları yeme, devamlı tırnaklarla oynama, parmak emme stresli ve bunalmış insanlara özgü tavırlardır. Başlangıçta rehabilitasyon edilebilir bu gidişat ilerledikçe kalıcı hale gelebilir. Bu gidişatta kesinlikle terapi takviyeyi alınmalıdır.

Tırnak yaraları
Tırnak yaralanmaları alerjik tepkinler, iltihaplanma, cilt kanserleri, sedef hastalıkları ile alakalı olabilir. Son zamanlarda oluşan açıklanamayan tırnak yaralarınız varsa bir hekime başvurmalısınız.

Enfeksiyon
Tırnakların etrafının sızılı, kırmızı ve kaşıntılı olması enfeksiyon için büyük bir ipucudur. El ve ayak tırnakları bedenin öteki kısımlarından daha çok mantar, bakteri ve viral siğillere yatkındır.
Ancak yeniden de bir hekim tarafından rehabilitasyon edilmesi gerekir. Tüm insanların yüzde 12′si tırnak mantarından muzdariptir. Bu meselede tırnaklar mavi-yeşil bir renk alır ve bir müddet sonra kırılmaya bölünmeye başlar.

Tanısı konulamayan hastalıklar
Renk değişmeleri sıklıkla oje suratından olabileceği gibi beyazlaşmalar karaciğer, yarısı beyaz yarısı pembeleşmelerde böbrek meselelerine işaret edebilir. Tümüyle pembeleşme kalp hastalığını belirtiyor olabilir. Yatağından bölen, kalın, sarı, yavaş uzayan tırnaklar akciğer meseleleri demek olabilmektedir. Tırnaklar sağlıkla alakalı çok sey söylerler ancak tek başına bir teşhis taşıtı olarak kullanılmaktan çok genel sağlık için bir işaretçi kabul edilmeli ve değişmelerde hekim hakimiyetine danışılmalıdır.





