Meme kanseri ile şeker ilişkisine ışık yakalayan araştırma!
Cancer Research’de yayınlanan yeni bir araştırma, şekerin kanseri nasıl beslediğine ışık yakalıyor. Araştırma, yüksek ölçüde şeker tüketiminin, meme kanserinin akciğere metastaz yapma ve dağılma tehlikesini çoğaldırdığını da destekliyor.
Hangi gıdayla ne kadar şeker alıyoruz? Bir dilim baklavada 53 gram, bir kadeh kolada 28 gram, 60 gram kurutulmuş meyvede 48 gram, bir tatlı kaşığı toz şekerde 5 gram, 100 gram pastada 70 gram, bir çorba kaşığı reçelde 12 gram, 100 gram kahvaltılık gevrekte 56 gram, bir çorba kaşığı ketçapta 4 gram, yarım su kadehi dondurmada 25 gram, 100 gram yoğurtta 24 gram, bir fincan makarnada 23 gram, bir kadeh portakal suyunda 22 gram, bir kadeh kafe lattede 16 gram şeker bulunuyor. Bu listenin araştırılmasında bir öğünde 150 gram şeker tüketimine, ‘Batılı tipi ’ beslenen bir hayli insanın sahip olduğunu söyleyebiliriz. Kaynak:
www.canfezasezgin.com
www.ahmetrasimkucukusta.com
www.populertip.org
Şeker ve kanser mekanizması Şeker verilen farelerde ur gelişmesi ve metastaz büyümesinin 12-LOX enziminin çoğalmasına bağlı olduğu saptandı.
Yani aynı vakitte şeker ile beslenenlerde daha fazla oranda büyük ur büyüdü. Çalışmada, besinlerde genel olarak bulunan yüksek fruktozlu mısır şurubu veya sofra şekerinde glikoz ile beraber bulunan fruktozun, meme urlarında akciğer metastazı ve 12-LOX enzimini çoğaldırmada rol oynadığı da tespit edildi. Kanser hücresinin metabolizmasının, sağlıklı hücreden değişik olması sebebi ile şeker gereksinimi daha fazla ve bu hücreler bayağı hücrelere göre daha fazla şekeri kandan tutup hücre içine alır.
‘Ur değil, metastaz öldürüyor ’ Araştırmanın uzmanlarından Texas MD Anderson Kanser Merkezi integratif tıp uzmanı Prof. Lorenzo Cohen, “Kanserli hastaların çoğu temel primer urdan değil, metastazlardan dolayı can veriyor” diyor ve ilave ediyor:
“Şeker oksijene benzetilebilir, yaşamak için elzemdir ama aşırısı da hasarlıdır.
Bedenin şekere gereksinimi var, şeker enerji kaynağıdır ve onsuz yaşamamız muhtemel değildir. Kaynağından alınan şekeri arıtılmış ediyoruz ve onu anormal ölçülerde kullanıyoruz.
Epidemiyolojik insan topluluklarında sağlık vakalarının gözlemsel ve deneysel olarak araştırılması anlamına geliyor çalışmalarda beslenme ile yüksek ölçüde şeker alınmasının meme kanseri gelişimi ile ilişkili olduğu tespit etilmişti. Fakat bu ilişkinin mekanizmaları veya neden-netice ilişkisinin ayrıntıları bütün açıklanamamıştı.
Harcanan şeker ölçüsünde büyük çoğalış Prof. Lorenzo Cohen ’ e göre, fruktoz kapsayan şeker tüketimi son 30 senede ciddi şekilde çoğalış gösterdi. ABD ’ de 1970 senesinde, birey başına fruktoz tüketimi senede 250 gram iken, 1997 senesinde tüketim 28 kga yükseldi. Günümüzde bu ölçü daha da yüksek. Fruktoz ve glikoz gibi şekerler kanser hücrelerinin metabolizmasında lüzum dinlenen karbon atomunu sağlıyor. Fruktoz bayağı şekerden değişik olarak, kanser hücrelerinin gereksinimi olan protein imalini de artırdığı için kanser gelişmesini daha da çoğaldırabiliyor. Şeker kanser hücresinin büyümesini çoğaldırırken, fruktoz ek olarak protein imalinin çoğaldırılmasıyla daha saldırgan kanser tiplerinin görülmesine neden olabiliyor.
Bu da gerek kanserin gerekse enfeksiyonların daha makûs izlemesine neden olur. Ayrıca muhtelif hastalıkların tehlikesini de çoğaldırır. Meyvelerde de fruktoz var ama bu liflerle ve öbür yiyecek öğeleriyle bir arada bulunuyor. WHO da günlük toplam kalorinin yüzde 5 ’ den aşırısının şekerden alınmasını doğru bulmuyor.
Amerikan Besin-Tarım Bakanlığı USDA da bayanlar için günde 6 çay kaşığından, erkekler için 9 çay kaşığından fazla şekeri mahzurlu buluyor. 12 onsluk bir kutu kolada 10 çay kaşığı şeker bulunuyor.