Müdahale edilmeyen işitme azlığına ilerleyen zamanda konuşma bozuklukları da eklenmektedir. Her yeni doğan bebeğin otoakustik emisyon adı verilen objektif tarama testinden ve ihtiyaç halinde BERA denilen objektif tanı testinden geçirilmesi erken teşhis açısından ihmal edilmemelidir. İşitme kaybı belirlenen çocukların işitsel takiplerinin yapılması, erkenden çift taraflı işitme cihazı uygulanması, eğitimlerine bir an önce başlanması ve ileri derece kayıplarda zaman kaybetmeden koklear implant ameliyatı uygulanması önemlidir. Çocuğun konuşmayı öğrenme yaşının en aktif olduğu 6 yaşına kadarki dönemde duymaması konuşmasını da etkilemektedir. Müdahale edilmeyip konuşmayı öğrenemeyen bu çocukların, duyduğunu öğrenip konuşmaya çevirmesi için de geç kalınmış olur.
Her yaş gurubunda yaşanabilen işitme kaybı farklı nedenlerle ortaya çıkabilmektedir. “İletim tipi işitme kaybı” denilen işitme kayıpları dış kulak yolunda kir, iltihap ya da dış kulak yolunun kapalı ya da dar olmasından kaynaklanabilmektedir. Orta kulak iltihabı, sıvı birikimi, kulak zarı yırtılması, orta kulaktaki kemik sistemde herhangi bir sorun da iletim tipi işitme kayıplarına neden olmaktadır. “Sensorinöral işitme kaybı” adı verilen işitme kayıpları ise daha çok iç kulak veya işitme sinirindeki sorunlarla ortaya çıkan işitme kayıplarıdır. Doğuştan olan işitme kayıpları daha çok bu tip işitme kayıpları arasında yer almaktadır.
Normal konuşmayı duymada zorlanıyorsanız
İnsanların ne söylediğini anlamak için yüzlerine dikkatle bakıyorsanız
İnsanlara söylediklerini tekrarlatma ihtiyacı hissediyorsanız
Televizyon ve radyonun sesini aşırı açıyorsanız
Konuşurken karşıdaki insan fısıldıyor gibi geliyorsa
Kulakta enfeksiyon, ağrı veya çınlama uzun süre devam ediyorsa
Duymaya çabalarken yorgunluk ve rahatsızlık hissediyorsanız
Telefonla konuşurken bir kulak daha iyi duyuyorsa işitme kaybınız olabilir.
Enfeksiyon süresi ve sıklığının artması çocukta gelişen işitme kaybı ve süresinin uzamasına neden olmaktadır. Kulak enfeksiyonlarının en sık belirtisi olan kulak ağrısı geçse bile kulak içinde sıvı birikiminin devam edip etmediğinin kontrolünün yaptırılması, ileriye dönük kulakla ilgili kalıcı işitme kaybı hasarının önüne geçme açısından önemlidir. Böylece işitme kaybından dolayı çocukların eğitim ve sosyal hayatta yaşayabilecekleri sorunların önüne geçmekte mümkün olmaktadır. Yaşlılarda yaşanan işitme kayıpları ise daha çok iç kulakta ve işitme sinirindeki dokuların yaşlanmasına bağlıdır. Genelde uygun bir işitme cihazı kullanımı ile hasta günlük hayatını rahatlatacak bir işitme seviyesine ulaşmaktadır.